{{code}} DDP, Çin’den ürün alan şirketlere tek fiyatla kapıya teslim kolaylığı sunabilir. Ancak ‘vergiler dâhil teslim’ ifadesi tek başına operasyonun doğru kurulmuş olduğunu göstermez. Taşıma rotası, ithalatçı kaydı, GTİP, vergi hesabı, ürün güvenliği belgeleri ve gümrük beyannamesinin kimin adına açılacağı açıkça belirlenmelidir.
DDP teklifini değerlendirirken yalnızca toplam rakama bakmak, ithalat sonrası belge ve sorumluluk sorunlarına yol açabilir. Güvenli bir DDP operasyonunda maliyetin yanında işlem yapısı da şeffaf olmalıdır.
ICC Incoterms® 2020 kurallarına göre DDP — Delivered Duty Paid — satıcının malları belirlenen varış yerinde, ithalat işlemleri tamamlanmış ve gelen taşıma aracı üzerinde boşaltmaya hazır biçimde alıcının kullanımına sunmasını ifade eder. DDP, on bir Incoterms® kuralı içinde satıcıya en yüksek yükümlülüğü veren teslim şeklidir.
Teslim yeri mümkün olduğunca açık yazılmalıdır. ‘DDP Türkiye’ yerine şehir, ilçe, depo adresi veya üzerinde anlaşılmış terminal belirtilmelidir. Fiyat ve riskin hangi noktaya kadar satıcıda olduğu bu adresle belirlenir.
Bu kalemlerin fiilen DDP fiyatına dâhil olup olmadığı teklif ekinde ayrı ayrı yazılmalıdır. Ardiye, demuraj, fiziki muayene, laboratuvar testi, ek belge veya adres dışı boşaltma gibi olağan dışı giderlerin kime ait olduğu ayrıca belirlenmelidir.
Incoterms® kuralları alıcı ile satıcı arasındaki maliyet, risk ve işlem görevlerini düzenler; kamu mevzuatındaki ürün güvenliği ve ithalatçı sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Türkiye’de gümrük beyannamesinin hangi şirket adına açılacağı, ithalat vergilerinin nasıl ödeneceği ve alıcının hangi belgeleri alacağı işlem öncesinde netleştirilmelidir.
Şeffaf bir modelde alıcı; ticari fatura, paketleme listesi, taşıma belgesi, menşe bilgisi, uygunluk belgeleri ve ithalat işlemini gösteren gerekli kayıtların kendisine nasıl teslim edileceğini bilir. ‘Her şeyi lojistik şirketi halleder’ açıklaması yeterli değildir.
Türkiye’de vergi oranları, izinler, gözetim uygulamaları ve ithalatta ürün güvenliği denetimleri GTİP’e göre değişir. Elektrikli ürünler, makineler, yapı malzemeleri, tüketici ürünleri veya batarya içeren sistemler farklı teknik düzenlemelere tabi olabilir. Ticaret Bakanlığı da ithalatta istenecek belgelerin belirlenmesi için ürünün GTİP bilgisinin gerekli olduğunu belirtmektedir.
DDP satıcısı veya lojistik sağlayıcısı GTİP’i yanlış ya da eksik beyan ederek düşük fiyat sunuyorsa maliyet sonradan değişebilir ve işlem riske girebilir. GTİP, ürünün teknik tanımı ve kullanım amacı üzerinden gümrük uzmanıyla doğrulanmalıdır.
Aynı ürün için FOB fiyat ile DDP fiyat arasında navlun, vergi ve gümrük masraflarını karşılamaya yetmeyecek kadar küçük fark bulunuyorsa teklifin işlem yapısı sorgulanmalıdır. Yanlış GTİP, düşük kıymet, başkasına ait ithalat kaydı veya belgesiz konsolidasyon gibi yöntemler alıcı açısından mali ve hukuki risk oluşturabilir.
Fiyatın düşük olması tek başına uygunsuzluk kanıtı değildir; ancak maliyet hesabının açıklanabilir ve belgelenebilir olması gerekir.
DDP; düzenli olmayan küçük veya orta ölçekli alımlarda, alıcının lojistik ve gümrük organizasyonunu tek noktadan yönetmek istediği durumlarda avantaj sağlayabilir. Buna karşılık yüksek hacimli, özel izinli veya düzenli ithalatlarda alıcının kendi gümrük ve lojistik yapısıyla FOB, FCA veya başka bir teslim şekli kullanması daha şeffaf ve ekonomik olabilir.
RFCONS, Çin’den Türkiye’ye DDP operasyonlarını yalnızca navlun teklifi olarak değil; üretici, ürün, belge, GTİP, kalite kontrol ve teslimat adımlarının birlikte doğrulandığı bir satın alma süreci olarak ele alır.
Not: Incoterms® seçimi, gümrük ve vergi değerlendirmesi işlem özelinde yapılmalıdır. Güncel mevzuat için yetkili gümrük ve ürün uygunluk uzmanlarından teyit alınmalıdır.